Kemâ erselnâ fîkum resûlen minkum yetlû aleykum âyâtinâ ve yuzekkîkum ve yuallimukumul kitâbe vel hikmete ve yuallimukum mâ lem tekûnû ta’lemûn. Meal: Nitekim kendi aranızdan, size âyetlerimizi okuyan, sizi her kötülükten arındıran, size kitap ve hikmeti öğreten, ayrıca bilmediklerinizi de öğreten bir peygamber gönderdik. Muhammed Bilal Nadir Hazretleri bu Ayet-i Kerime ile ilgili bizlere şöyle buyurmaktadır; İzah: Allah’ın Resûlü صلى الله عليه وسلم size Kur’ân’ın âyetlerini okuyarak tebliğde bulunur, kitabı yani şer’î hükümleri size öğretir. Namaz, hac gibi ibâdetlerin nasıl yapılacağını uygulamalı olarak size gösterir. Hakk’a yakınlığı, kendi nefsini bilmeyi öğreten mânevi bir ilim olan hikmeti de size öğretir. Ayrıca önceki ümmetlere ait bilgiler, âhiret ahvâli ve kıyâmet alâmetleri gibi gâib olan birçok haberleri size bildirir ve öğretir demektir.

Hâsılı kişiye lâzım olan zâhir ve mânevi ilmin kaynağı Kur’ân-ı Kerîm’dir. Bu iki ilimi de Resûlullah صلى الله عليه وسلم ümmetine öğretmiştir. Bu hususta Peygamberimiz صلى الله عليه وسلم şöyle buyurmuştur: ″İlim ikidir: Biri kalpte sâbittir. İşte en faydalı olan ilim (Hikmet ve Ledün ilmi) budur. Bir ilim de lisândaki ilimdir (kitaptır). Bu da Allah جل جلاله‘ın kullarına hüccetidir (delilidir). ″1 Buradan anlaşılan iki türlü ilim vardır. Zîra Mûsâ Aleyhisselâm, zamanında en yüksek kitap ilmine sahipken, Allah جل جلاله‘nın yönlendirmesi üzerine Hızır Aleyhisselâm ‘a gitmiş ve hikmet ilmi olan ilmi ledün’ü ondan öğrenmiştir.2 İsmail Hakkı Bursevi Hazretleri Ruhül Beyan tefsirinde bu Âyet-i Kerîme ile ilgili bilgileri bizlere şöyle aktarmıştır; Yine size olan nimetimizi tamamlamak kabilinden olmak üzere kendi milletinizden olan Muhammed’i صلى الله عليه وسلم Peygamber olarak gönderdik. Bu da başka bir nimetle kıyaslanmayacak kadar büyük bir nimettir. Gönderdiğimiz bu Peygamber size Kur'an-ı Kerım'in ayetlerini okumakta ve sizi, nefislerinizi günah kirlerinden temizleyecek amelleri yapmaya teşvik etmektedir. Çünkü Peygamberlerin görevi ümmetlerini, şirk ve masiyetlerden temizleyecek amellere davet ve teşviktir. Yoksa onları bizzat kendi elleriyle temizleyecek değillerdir. İçinizden gelen bu resul, size Kur'an-ı Kerim'in manasını ve O'nun içerisindeki hidayet ve nur kaynağı olan hüküm ve 1 Râmûz’ul-Ehâdîs, s. 223/2; İbn-i EbîŞeybe, Musannef, Hadis No: 60. 2 [2] Mûsâ Aleyhisselâm’ın bu kıssası hakkında Sûre-i Kehf, Âyet 60-82’ye bakınız.

prensipleri, sırları öğretmektedir. Peygamber صلى الله عليه وسلم kendisine indirilen Kur'an ayetlerini ezberlemeleri için ashabına okurdu. Böylece Kur’an hem sadırlarda hem de satırlarda muhafaza edilip tevatüren günümüze kadar gelmiş, kıyamete kadar da bozulmadan mucize olarak devam edecek ve tilaveti ister namazda ister namaz dışında olsun, ibadettir. Bunun yanında Hz. Peygamber صلى الله عليه وسلم onun nuru ve hidayeti ile doğru yolu bulsunlar diye Kur'an'da bulunan hakıkatleri ve sırları açıklardı. "O Peygamber size hikmeti öğretmektedir." ayetindeki hikmet, "Sözde ve amelde isabetli davranmak." demektir. Ancak bu iki vasfı taşıyan kimse hâkim olarak isimlendirilir. İmam Fahreddin Razi, şöyle der: "Bir şeyi ihkam etmek, onu lüzumsuz şeylerden arındırmaktır. Buna göre hikmet kişiyi cehalet ve hatadan uzak tutan bir haslettir." Kur'an-ı Kerim ile amel etmek, onun manasını bilmeye, manasını bilmek ise lafızlarını bilmeye bağlıdır. Tezkiye ise Peygamber gönderilmesinin son hedefidir. Çünkü o, amele bağlıdır. Bununla beraber düşüncedeki önceliğine bakılarak ilk önce zikredilmiştir. "O Peygamber size bilmediğiniz şeyleri öğretir." Rağıb el-Isfahani şöyle der: "Bilmediğimiz şeylerden maksad, kitap ve hikmet değil, ancak Peygamberlere gelen vahiy yoluyla bilinebilen ve başka türlü öğrenilmesi mümkün olmayan bilgilerdir. Kitap ve hikmetten maksad ise, kısmen de olsa, akıl yardımıyla anlaşılabilecek şeylerdir.