Kul in kuntum tuhibbûnallâhe fettebiûnî yuhbibkumullâhu ve yağfir lekum zunûbekum, vallâhu gafûrun rahîm. 31. Meal: De ki: "Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir." De ki: "Allah'a ve Peygamber'e itaat edin." Eğer yüz çevirirlerse şüphe yok ki Allah kâfirleri sevmez. Muhammed Bilal Nadir Hazretleri bu Ayet-i Kerime ile ilgili bizlere şöyle buyurmaktadır; İzah: Rivâyet olunduğuna göre, Ey Habîbim! De ki: ″Eğer Allah جل جلاله‘ı seviyorsanız, bana tâbi olun ki, Allah جل جلاله da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın…″ diye geçen Âyet-i Kerîme nâzil olduğu zaman, Abdullah İbn-i Ubeyy Münâfığı, ″Muhammed kendine itaati, Allah جل جلاله‘a itaat gibi sayıyor ve Hristiyanların Îsâ’yı sevdikleri gibi, bizimde kendini sevmemizi emrediyor″ dedi. Bunun üzerine de Ey Resûlüm! De ki: ″Allah جل جلاله‘a ve Resûle itaat edin. Eğer itaatten yüz çevirirseniz, şüphesiz ki Allah جل جلاله kâfirlerisevmez″ diye geçen Âyet-i Kerîme nâzil oldu. Allah جل جلاله‘a ve Resûlü’ne itaatin farz olduğuna dair Kur’ân’da çok sayıda Âyet-i Kerîme vardır. Bu sebepledir ki, elli dört farzın yirmi dördüncüsü, Allah ’a ve Resûlü’ne itaattir. Âyet-i Kerîme’de geçen ″Allah جل جلاله‘a itaat edin″ emri, Kur’ân-ı Kerîm’e tâbi olup onunla amel etmektir. ″Resûle itaat edin″ emri de Resûlullah صلى الله عليه وسلم‘ın emirlerine uymak ve onun yaşadığı gibi yaşamaya ve onun sünnetlerine, Hadis-i Şerif’lerine tâbi olup onunla amel etmeye çalışmaktır. Çünkü Sultan-ı Enbiyâ’nın sünnetlerine tâbi olup, onunla amel ve itikâd etmedikçe, Allah جل جلاله‘a sevilemezsin. Allah جل جلاله’a inandığını ve O’nu sevdiğini iddia eden herkesin Allah جل جلاله‘ın Peygamberi olan Muhammed صلى الله عليه وسلم‘ e inanması, onu sevmesi ve onun yolundan ayrılmaması gerekir. Resûlullah صلى الله عليه وسلم’ ın yolundan ayrılan herkes, sapıklık içindedir. Kendisine itaatın şart olduğuna dair Resûlullah صلى الله عليه وسلم şöyle buyurmuştur: ″İstemeyenler dışında, ümmetimin tamamı Cennete girer. ″ ″Yâ Resûlallah! Cennete girmeyi kim istemez ki? ″ denilince, buyurdu ki: ″Bana itaat edenler Cennete girer, bana karşı gelenler Cenneti istememiş demektir. ″3 Yine bu hususta Peygamberimiz صلى الله عليه وسلم Hadis-i Şerif’lerinde şöyle buyurmuştur: ″Kim bizim üzerinde bulunduğumuz yolun dışında başka bir amel işlerse, o amel reddedilir. 3 [1] Sahih-i Buhârî, İ’tisâm 2. Riyâz’üs-Sâlihîn, Hadis No: 158. 4 [2] Sahih-i Buhârî, İ’tisam 20; Sulh 5; Sahih-i Müslim Akdiye 8 (17). Kur’an’ın Nuru Hz.Muhammed ŞEFAAT YA RESULALLAH 41 ″Kim benden sonra öldürülen (unutturulan) sünnetimi diriltirse, beni sevmiş olur. Kim de beni severse Cennette benimle beraber olur. ″5 ″Her kim benim sünnetimi ihyâ ederse, beni sevmiş olur. Beni seven kimse ise Cennette benimle beraberdir. ″6 ″Bu Kur’ân, ondan hoşlanmayanlara muhakkak zor gelir. Ona tâbi olanlara ise gâyet kolay gelir. Benim hadisimden hoşlanmayanlara da hadisim muhakkak zor gelir. Ona tâbi olanlara ise, gayet kolay gelir. Her kim benim hadisimi dinler, ezberler ve amel ederse, mahşer günü Kur’ân ile gelir. Her kim de benim hadisimi önemsemeyerek hor görürse, yemin olsun ki Kur’ân’ı hor görmüş olur. Kim de Kur’ân’ı hor görürse, dünyâ ve ahrette hüsrâna uğrar. ″7 ″Ancak ben gönderildim ki, Peygamberlerin hâtemiyim ve yaratılış itibariyle de ilkiyim. Bana az söz ile çok mânâlar anlatma kabiliyeti verilmiştir. Bütün fütuhat bana açılmıştır. Hadisler bana kısa ve toplu olarak güzel kelimeler ile çok büyük mânâlı olarak gelmiştir. Siz bu hadislerime uyar ve amel ederseniz helâk olmazsınız. Yalnız hadisimi hiçe sayarak kıymete almayanlar helâk olurlar. ″8 5 [3] Rudânî, Cem’ul-Fevâid, Hadis No: 139. Ayrıca bakınız: Sünen-i Tirmizî, İlim 16. 6 [4] Muhtâr’ul-Ehâdîs’in-Nebeviyye, Hadis No: 1128; Kenz’ul-Ummal, No: 933. Allah جل جلاله Sûre-i Necm, Âyet 3-4’te şöyle buyurmuştur: ″O (Muhammed Aleyhisselâm), kendi hevâsından konuşmaz. Onun her konuştuğu, Allah tarafından vahyedilen bir vahiyden başka bir şey değildir. ″ Peygamberimiz صلى الله عليه وسلم sünnetini hafife alarak yüz çeviren kimseler hakkında şöyle buyurmuştur: ″Kim hafife alarak sünnetimden yüz çevirirse, benden değildir. ″9 İsmail Hakkı Bursevi Hazretleri Ruhül Beyan tefsirinde bu Âyet-i Kerîme ile ilgili bilgileri bizlere şöyle aktarmıştır; "De ki: Eğer siz Allah جل جلاله'ı seviyorsanız bana tabi olun ki Allah جل جلاله da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın." Bu ayet-i celile, Peygamberi- miz صلى الله عليه وسلم'in; Ka'bibn Eşref ve adamlarını imana çağırması, onların da "Biz Allah جل جلاله'ın oğulları ve dostlarıyız" (elMaide, 5/18) diye cevap vermeleri üzerine nazil olmuştur. Allah جل جلاله, Peygamberine şöyle buyurmuştur: "Onlara de ki: Ben Allah جل جلاله'ın Resulüyüm. Sizi O'na çağırıyorum. Eğer siz Allah جل جلاله'ı seviyorsanız O'nun dıni üzere bana uyunuz; emirlerimi kabul ediniz ki Allah جل جلاله da sizi sevsin ve sizlerden razı olsun." Muhabbet; gönlün, gördüğü kemal sebebiyle bir şeye, meyletmesidir. Bu sebeple insan, kendini ona yaklaştıracak şeye daha fazla önem verir. İnsan, hakiki kemalin Allah جل جلاله’a mahsus olduğunu bildiği, kendinde ve başkasında gördüğü kemalin de Allah جل جلاله'tan ve Allah جل جلاله'ın tevfikiyle olduğunu ve Allah جل جلاله'a nisbet edilmesi gerektiğini idrak ettiği müddetçe muhabbeti  ancak Allah جل جلاله'a olur ve Allah جل جلاله için olur. Bu da Allah جل جلاله’a itaatı dilemeyi ve O'na yaklaştıracak şeyi istemeyi gerektirir. Bu sebeple, muhabbet; "itaatı istemek" şeklinde tefsir olunmuş ve Allah جل جلاله’a itaat, Resûlullah صلى الله عليه وسلم‘a tabi olmak şartına bağlanmıştır. Bu nedenle mü'min Resûlullah صلى الله عليه وسلم’ a itaate çok önem verir. "Ve günahlarınızı bağışlasın." Sizden sadır olan büyük günahlar se- bebiyle kalpleriniz üzerine gerilen perdeleri kaldırsın, sizleri Cenabı izzetine yaklaştırsın, kudsünün komşuluğuna hazırlasın. Bu mana, istiare ve müşakele yoluyla muhabbet diye ifade edilmiştir. "Allah جل جلاله’ a" taati ile O'na sevgisini izhar eden ve Peygamberi'ne صلى الله عليه وسلم itliba etmek suretiyle O'na yaklaşmaya çalışanlara "çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir." Bu ayet indikten sonra şöyle dediler: "Muhammed صلى الله عليه وسلم kendine itaati Allah جل جلاله'a itaat yerine koyuyor. Bizim kendisini Hıristiyanların Meryem oğlu İsa 'yı sevdiği gibi sevmemizi istiyor." İşte bunun &