8-‘’Nisâ-65’’ Tam Bir Teslimiyetle Boyun Eğmedikçe…

فَلَا وَرَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَ حَتّٰى يُحَكِّمُوكَ ف۪يمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْۙ ثُمَّ لَا يَجِدُوا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْ حَرَجًا مِمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُوا تَسْل۪يمًا

 

Fe lâ ve rabbike lâ yu’minûne hattâ yuhakkimûke fîmâ şecere beynehum summe lâ yecidû fî enfusihim harecen mimmâ kadayte ve yusellimû tes-lîmâ.

 

Meal: Hayır! Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan çe-kişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme iç-lerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle boyun
eğmedikçe iman etmiş olmazlar.
Muhammed Bilal Nadir Hazretleri bu Ayet-i Kerime ile ilgili
bizlere şöyle buyurmaktadır; İzah: Bu Âyet-i Kerîme, Resûlullah صلى الله عليه وسلم ’ın zamanından bahset-miş olsa da hükmü her zaman için geçerlidir. Müslümanlar fırkalara ayrılıp farklı inançlara yöneldiği zaman, Müslüman-ların içerisinde birliği sağlayacak olan Resûlullah صلى الله عليه وسلم ‘ın Hadis-i Şerif’leridir. 

 

Bu hususta Resûlullah صلى الله عليه وسلم şöyle buyurmuştur:  

 

″Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılır. Bunlardan bir fırka hâriç hepsi Cehennemde olacaktır. ″ ″O kurtulan fırka kimdir Yâ Resûlallah? ″ dediler. Buyurdu ki: ″Ben ve Ashâbımın yolu üzere olanlardır. ″27 

 

Resûlullah صلى الله عليه وسلم bir diğer Hadis-i Şerif’inde de şöyle buyurmuş-tur:
″İstemeyenler dışında, ümmetimin tamamı Cennete girer. ″
″Yâ Resûlallah! Cennete girmeyi kim istemez ki? ″ denilince, buyurdu ki: ″Bana itaat edenler Cennete girer, bana karşı ge-lenler Cenneti istememiş demektir. ″28
İsmail Hakkı Bursevi Hazretleri Ruhül Beyan tefsirinde bu
Âyet-i Kerîme ile ilgili bilgileri bizlere şöyle aktarmıştır; Hayır" senin hükmüne karşı geldikleri hâlde, iman ettiklerini iddia etmeleri doğru bir iş değildir. "Rabb’ine andolsun ki ara-larında çıkan anlaşmazlık hususunda" aralarında baş gösterip dallanıp budaklanan anlaşmazlıklarda "seni hakem kılıp" sana müracaat edip "sonra da verdiğin hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı" darlanma "duymaksızın" hükmüne razı olarak, gönül-leri daralmadan "tam manasıyla kabullenmedikçe" sana hem içleriyle hem dışlarıyla boyun eğmedikçe "iman etmiş olmaz-lar."
Bu ayetlerde, Allah جل جلاله 'ın ya da Peygamber صلى الله عليه وسلم’in emirlerin-
den birini reddeden kişinin İslam'dan çıkmış olacağını gös-teren deliller vardır. Bu red ister şüphe ister karşı koyma ci-hetinden olsun farketmez. Bu, sahabilerin zekât vermeyi inkâr edip reddedenlerin mürteci oldukları, onlarla savaşıla-cağı şeklindeki görüşünün doğru olmasını gerektirir. Şu hâlde, Hz. Peygamber’e صلى الله عليه وسلم uymak farz-ı aynlarda farz-ı ayn, farz-ı kifayelerde farz-ı kifaye, vaciplerde vacip; sünnetlerde ise sünnettir. Keza ona karşı gelmek ise İslam nimetini orta-dan kaldırır.
Peygamber yolunun aksine yol seçen kimse, asla menziline
ulaşamaz. Hz. Peygamber Hak yolunun kılavuzudur. Kılavuza karşı gelmek ise yoldan sapmak demektir.