1. Anasayfa
  2. Kur'an'ın Nuru
  3. 7-‘’Nisâ-64’’ Biz Her Peygamberi Sırf, Allah’ın İzni İle İtaat Edilmek Üzere Gönderdik.

7-‘’Nisâ-64’’ Biz Her Peygamberi Sırf, Allah’ın İzni İle İtaat Edilmek Üzere Gönderdik.

«
Nisâ-64

7-‘’Nisâ-64’’ Biz Her Peygamberi Sırf, Allah’ın İzni İle İtaat Edilmek Üzere Gönderdik.

Ve mâ erselnâ min resûlin illâ li yutâa bi iznillâh(iznillâhi), ve lev ennehum iz zalemû enfusehum câûke festagferûllâhe vestagfere lehumur resûlu le vecedûllâhe tevvâben rahîmâ.

Meal:Biz her peygamberi sırf, Allah’ın izni ile itaat edilmek üzere gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah’tan günahlarının bağışlamasını dileseler ve Peygamber de onlara bağışlama dileseydi, elbette Allah’ı tövbeleri çok kabul edici ve çok merhametli bulacaklardı.

Muhammed Bilal Nadir Hazretleri bu Ayet-i Kerime ile ilgili bizlere şöyle buyurmaktadır;

İzah: Bu Âyet-i Kerîme hakkında bir grup âlim, Utbe (ra) ’dan şu meşhur hâdiseyi naklederler:

Peygamberimiz ﷺ ‘in kabri yanında oturuyordum. Bir bedevî gelerek: ″Selâm sana Yâ Resûlallah! Allah ﷻ’ın: ″… Eğer onlar nefislerine zulmettiklerinde sana gelip, Allah’tan günahlarının bağışlanmasını dileselerdi ve Resûl de onlar için Allah’tan bağışlanma dileseydi, elbette Allah’ı, tevbeleri çok kabul edici ve çok merhametli bulurlardı[1] diye buyurduğunu işittim. İşte günahlarımın bağışlanmasını dileyerek ve Rabbime benim hakkımda şefaatte bulunmanı isteyerek sana geldim″ dedi ve şu kasideyi söyledi:

– Ey yeryüzündeki efendilerin en hayırlısı ve en büyüğü! Onların güzel kokularıyla yeryüzünün alçak ve yüksek yerleri hep güzelleşmiştir. Senin bulunduğun kabre benim nefsim fedâ olsun. Orada iffet, orada cömertlik ve şeref vardır.

Sonra bedevî ayrılıp gitti ve bana bir uyku hâli geldi. Rüyâmda Peygamberimiz ﷺ ‘i gördüm. Şöyle buyurdu: ″Ey Utbe! Bedevîye var ve Allah ﷻ ’ın kendisini bağışladığını ona müjdele.

[2]

Yine bu hususta Enes Radiyallâhuanhu ‘dan nakledilmiştir ki:

Hz. İmam Ali ‘nin annesi Hz. Fâtıma Bint-i Esed vefât ettiğinde, Resûlullah ﷺ bu Muşâr‘un İleyhâ‘nın naaşını bizzat kabre indirip buyurdu ki:

″Ey Allah’ım! Senin Nebîn ve önceki Peygamberlerin hakkı için annem Fâtıma Bint-i Esed’i bağışla ve girdiği yeri kendine genişlet. Muhakkak ki sen, merhamet edenlerin en merhametlisisin. ″[3]

İsmail Hakkı Bursevi Hazretleri Ruhül Beyan tefsirinde bu Âyet-i Kerîme ile ilgili bilgileri bizlere şöyle aktarmıştır;

Biz her Peygamberi Allah ‘ın izniyle ancak kendisine itaat edilmesi için gönderdik.” Allah ﷻ, bütün Peygamberleri kendilerine itaat edilmesi ve getirdiklerine uyulması için göndermiştir. Çünkü Peygamber getirdiğini Allah ﷻ ‘tan getirmektedir.  Dolayısıyla ona itaat etmek, Allah ﷻ ‘a itaat etmek; ona karşı gelmek, Allah ﷻ ‘a karşı gelmek demektir.

“Eğer onlar” sana itaat etmeyi bırakıp senden başkasının hakemli- ğine başvurarak “kendilerine zulmettikleri,” kendilerini azâpla karşı karşıya bıraktıkları “zaman” nifaktan tevbe ederek “sana gelseler de” tevbe ve ihlâs ile “Allah ﷻ ‘tan bağışlanmayı dileseler, Resul de” tevbe ettikleri zaman Allah ﷻ ‘tan onları bağışlamasını dileseydi “onlar için istiğfar etseydi Allah ﷻ’ı ziyadesiyle affedici” tevbeleri çok kabul buyurucu, “esirgeyici” rahmeti ile kendilerine çok ihsan edici olarak bulurlardı.”

Eğer, “Sahih bir şekilde tevbe etmeleri durumunda tevbeleri zaten kabul edilecektir. Öyle ise onların tevbesine bir de Peygamberin istiğfarını eklemenin faydası nedir?” dersen, derim ki, Tağütun hakemliğine başvurmak, Allah ﷻ ‘ın hükmüne karşı gelmek olduğu gibi Hz. Peygamber’e karşı bir edepsizlik ve kalbini gamlandıracak bir davranıştır. Dolayısıyla günahı böyle olan birinin ondan da özür dilemesi gerekir”


[1] [1] Sûre-i Nisâ, Âyet 64.

[2] [2] İbn-i Kesir, Tefsir’ul-Kur’ân’il-Azim c. 2, s. 348.

[3] [3] Taberânî, Mu’cem’ul-Kebir, Hadis No: 20324.             

Bir Cevap Yaz

admin Hakkında

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *